En fazla şiddet ve 'doktor hatası' davası kadın doğumculara

  11.05.2018   42 okunma   

Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Genel Başkanı Prof. Dr. Ateş Karateke, hekime yönelik şiddet ve malpraktis (doktor hatası) davalarının en çok kadın doğumcuları mağdur ettiğini söyledi. Karateke, hasta ile hekimler arasında oluşabilecek uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde veya 'Borçlar Kanunu'na göre değil; oluşturulacak ihtisas mahkemelerinde görülmesini istedi.

Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği'nce bu yıl 16'ncısını düzenlenen Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi, Antalya'nın turizm bölgesi Belek'teki Titanik Deluxe Golf Belek Otel'de başladı. 2 bine yakın uzmanın katıldığı kongrede gazetecilerin sorularını yanıtlayan TJOD Başkanı Prof. Dr. Ateş Karateke, bu yıl bilimsel çalışmaların yanı sıra giderek artan sorun haline gelen sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sona ermesi için büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.

ŞİDDET TOPLUM SAĞLIĞINI ETKİLİYOR

Sağlık çalışanlarına şiddetin, en çok hasta ve hasta yakınları tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Karateke, son 5 yılda sağlık çalışanlarına yönelik sözlü ve fiziki şiddet sayısının yaklaşık 46 bin olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Karateke, "Sağlıkta şiddet kısa ve orta vadede yalnızca sağlık çalışanları ve onların yakınlarına zarar veriyor gibi görünse de uzun vadede toplum sağlığını tehdit edebilecek en önemli sorunlardan biridir. Konuya bu şekilde yaklaşmak yasal ve toplumsal çözümlerle sağlık çalışanlarının hak ettiği güvenli ortamda mesleklerini icra etmesini, vatandaşların ise hak ettiği kaliteli sağlık hizmetini alabilmesini sağlayacaktır" dedi.

KADIN DOĞUM UZMANLARI EN ÇOK ŞİDDET MAĞDURU

Çalışma alanları nedeniyle gerek sağlık çalışanlarına yönelik şiddet gerekse dava konusunda en çok kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının mağdur olduğunu kaydeden Prof. Dr. Karateke, şunları söyledi:

"Tazminat davalarında kazanç ile orantılı olmayan cezalar meslektaşlar arasında şehir efsanesi gibi yayılmakta ve ülkemizdeki tüm hekimlik uygulamalarını etkilemektedir. Tüm bunların sonucu olarak yapılması gereken tıbbi müdahaleler korkularla geç yapılmakta veya yapılmamaktadır. Sonuç olarak hem sosyal güvenlik sistemi kaynaklarımız hem de özel sigorta geri ödeme sistemine ilave önemli yükler gelmekte ve yanı sıra toplum sağlığı olumsuz etkilenmektedir. Vatandaşımızın bu konuya sahip çıkmasıyla ve bunun yanı sıra Türk hekimlerinin yıpranan itibarlarının Sağlık Bakanlığı ve yöneticilerimizin hekimlerin itibar yönetimlerini gündeme alarak iyileştirilmesi konusunda çalışma yapmalarını ısrarla bekliyoruz." 

HEKİMLERE AÇILAN DAVALAR İHTİSAS MAHKEMELERİNDEN GÖRÜLMELİ

Hasta ve hekimler arasında oluşabilecek uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde veya 'Borçlar Kanunu'na göre değil; oluşturulacak ihtisas mahkemelerinde görülmesini istediklerini dile getiren Prof. Dr. Karateke, malpraktis davalarının sonuçlarında uygulanan milyonluk tazminatlar yerine günün koşullarına uygun olmasını talep etti.

 

Kaynak: dha.com.tr / 11.05.2018